Önceki
Sonraki
  • 1.
  • 2.
  • 3.
  • 4.
  • 5.
  • 6.

    Yorumlar

    • userName
      Lezzet
         
      Ortam
         
      Servis
         
      Fiyat / Perf.
         
      Yok arkadaşlar anladım ki İstanbul'da kimse çalışmıyor...:) Biz sabahtan akşama kadar çalışırken, millet keyif sürüyor bu güzelim şehirde..:)) Bugün kendi işlerim nedeniyle Levent civarlarındaydım.. Öğle yemeği için de Kanyon'a gideyim dedim.. Aman Allahım, bir ben yokmuşum zaten.. Ne kalabalık, ne kalabalık.. Aslında park ederken 4. Otoparkta yer bulabilmemden sinyaller almıştım.. Mekandaki tek boş masaya oturdum.. Yanlış duymadınız. Hafta içinde mekan full doluydu.. Ama masam...devamı güzeldi.. Güneş alıyordu.. Öyle özlemişim ki güneşi, keşke şezlongda olsaydım diye geçirdim içimden.. Bolognese ile arabbiata makarna fiyatlarının aynı olduğu tek mekan sanırım bildiğim.. Yanlış anlamayın, arabbiata pahalı değil, bolognese ucuz..:))) spagetti bolognese söyledim.. Buradaki porsiyonlar çok büyük.. Malzeme de çok bol.. O kadar ki, yemek bittikten sonraki malzemeyle bir kişi daha doyardı...:) Yanına da naneli limonata söyledim.. Yalnız limonata konusunda bir eleştirim olacak.. Küp buzla 'doldurmuşlar'.. O kadar çok ki limonata miktarı çok azdı.. Abartmıyorum, çok azdı.. Ben kötü niyetle yapıldığını sanmıyorum ama ilettiğim görevli de pek anlamış gibi bakmadı.. Biliyorsunuz beğenmediğimiz fastfood lardaki karton bardaklarda buz koyma seviyesi bellidir.. Çünkü, herşeyin abartısı saçma bir hal alır.. Az buz nektardan, çok buz miktardan eder....:)) Kanyon böyle havalarda güzel.. Bu mekanda Kanyonun merkezi.. Bir oturuyorsunuz, görüyorsunuz herkesi...:)))))) hahaha iyi oldu..
    • userName
      Lezzet
         
      Ortam
         
      Servis
         
      Fiyat / Perf.
         
      Yine Shake Shack, yine başrolde Double Shack Burger, yine karakter rolünde Fifty Fifty! Ama ilk defa Akasya Avm'de... Tadını çıkarta çıkarta, yavaş yavaş yiyorum... #NokiaLumia1020 #FavoriLezzetim
      Zeynep Ferah 2 saat önce
      "karakter oyuncusu" olacaktı.. Kafam karışmış :)
    • userName
      Lezzet
         
      Ortam
         
      Servis
         
      Fiyat / Perf.
         
      Tüm zamanların en #FavoriLezzetim tatlısı, Koçak'ın özel karışık tabağı. Bu tabak tam bir lezzet ve fıstık bombardımanı. Bu tabağı yedikten sonra o gün hiç canım tatlı istemedi, o derece doyuma ulaştırdı. Zeki İnal'ın özel şöbiyetini tattıktan sonra buranın şöbiyetine haksızlık yapmışım. Kesinlikle buranın şöbiyeti daha iyi. Taze taze orada yemek de paha biçilemez. Bu tabağın fiyatı 13 TL. Yanında çay ve su ücretsiz. Özel kare ve özel şöbiyetin kilosu 55 TL. Umarım kaliteyi bozmaz...devamılar, şu haliyle tavsiye edilir...
      Önceki cevapları göster
      Fuat Şimşek 2 saat önce
      Fıstık şöleni gibi.Çok güzel görünüyor.Afiyet olsun.:)
      Gültekin U. 2 saat önce
      Tam bir fıstık şöleniydi. Teşekkür ederim Fuat Bey..
      Ali Sait T. 2 saat önce
      Antep paylaşımında bulunan üyelere sınırlama getirilmeli. Giden var gidemeyen var :)
      Cihan N. 2 saat önce
      Deli gibi canım çekti. Harika görünüyorlar. Afiyet olsun :)
      Gültekin U. 2 saat önce
      Bence de :) Orada olamadığım zamanlar için ben de orada yaşayanlara çok imreniyorum.
      Gültekin U. 2 saat önce
      Cihan Bey teşekkür ederim :)
      Gültekin U. 2 saat önce
      Antep ve başka bir şehirde etkinlik için Mekanist Yöneticilerine önerimi yineliyorum. MEKANISTBUS. ...devamı Yol paraları bizden, yemekler şirketten. Lütfen bu konuyu bir düşünün :)
      Tuğba O. 2 saat önce
      kocak baklava istenirse istanbul'a kargo yapıyor bilginize:)
      Tuğba O. 2 saat önce
      hayatımda yediğim en lezzetli, enfes, efsane baklava burada yediğimdir...1 sene önce yedim. ondan ...devamı sonra da baska bir yerde baklava yemedım Koçak'ın baklavasına hakaret olur diye...
      mehmetcan t. 2 saat önce
      Şölen ki ne şölen afiyet şeker olsun
      Gültekin U. 2 saat önce
      Teşekkür ederim Mehmetcan Bey...Sizden de bir Antep seferi bekliyoruz:)
      Nesrin K. 1 saat önce
      Mayısta ben de gezip görüp yiyeceğim inşallah😋😋😋
      mehmetcan t. 34 dakika önce
      Gültekin bey böyle demeyin zaten içimde savaş veriyorum:) Daha önce iki Antep iki Antakya ve bir D ...devamı iyarbakır; Mardin seferim vardı..
    • userName
      Lezzet
         
      Ortam
         
      Servis
         
      Fiyat / Perf.
         
      Akmerkez içindeki iki favori mekanımdan biri.. Alışverişe ne zaman bir 'es' vermek istesek hemen 'S' cafe geliyor aklımıza..:)) Tabiki sadece aklımıza değil aynı zamanda önümüze.. Fotolardan da göreceğiniz gibi önce bir yukarıdan baktık, yeri gözümüze kestirince de indik aşağıya.. Yorulmuştuk ve bir yorgunluk kahvesi içelim dedik.. 'Küçük mekanist' ise " ton balıklı salatalarına bayılıyorum, ondan yieceğim" dedi.. Ama gidince hayal kırıklığı oldu.. Ton balıklı salatayı menüden ç...devamııkarmışlar.. İyi yapılandan niye vazgeçildi anlayamadık.. Başka şey ye dedik ama inat etti (sanıyorum protesto etti kendi çapında) yemedi.. Ben espresso nun sulandırılmışından istedim, eşim ise kremalandırılmışından... Yani Americano ve macchiato larımız geldi süratle.. Bu mekanın güleryüzlü ve profesyonel personeli fark yaratıyor gerçekten.. Özellikle belirtmem lazım.. Tabiki hep söylediğim gibi, 'başarı ayrıntıda, zevk detayda gizlidir..' Kahvelerin yanında ikram edilen özel acıbademler öyle lezzetliydi ki, kahvenin tadını iki kat güzelleştirdi.. Çikolata yerine çok iyi bir tercih bana göre.. Akmerkezde yorulunca 'S' cafeyi es geçmeyin.. Mekandaki ünlüleri de dert etmeyin.. Ünlü sayısı çok olunca hiç dert olmuyor...:)))
      TC Murat U. 3 saat önce
      :)
      mehmetcan t. 2 saat önce
      Rahmetli Leyla Akçağlılar'ın yarattığı bu cafe'nin her daim yaşamasını isteyenlerdenim.. Hatırlaya ...devamı n hatırlar Bebek Arnavutköy arasında meşhur Süreyya lokantası vardı sonra kapandı ve yerine Leyla Akçağlılar S-Restaurant'ı açmıştı aynı zamanlarda da Akmerkez S cafe'yi..
      Semih O. 1 saat önce
      Evet... 21 sene diyet yapması, vejeteryan olarak 'yaşaması', sadece salata yemesi nedeniyle iki b ...devamı öbreğini de kaybedip 50 yaşında vefat eden bu hanımefendi herkese örnek olmalı.. Ölmeden önce de zayıf olacağım diye aç kalanlara, hava olsun diye vejeteryan takılanlara yanlış yaptıklarını anlatmaya çalıştı.. Allah rahmet eylesin...
    • userName
      Lezzet
         
      Ortam
         
      Servis
         
      Fiyat / Perf.
         
      http://lokantalarim.blogspot.com.tr/2014/04/kuzguncuk-balkcs.html "Kimin başı sıkışsa, koşar Perihan Abla..." Bazen hiç anlam veremediği bir anda, bazı nakaratlar insanın kulağında yankılanmaya başlar. Perihan Abla dizisi...Her ne kadar klişeler ve tekrarlarla dolu olsa da, belki gerçekten mahalle kültürünü anımsattığı ve insanları geçmiş "güzel" günlere götürdüğü, ya da belki sadece tek kanala mahkum bir milletin mecburi seçeneği olduğu için Perihan Abla dizisi çok izlenirdi seks...devamıenli senelerde. Bugün, insanları aptallaştırdığına inandığım için hiçbir Türk dizisini seyretmeyen bendeniz, o yıllarda pek çok bölümünü izlemiştim Perihan Abla'nın. Alternatifsizlik dışında, bugünkü diziler gibi üç saat sürmediğini ve insanı bayıltmadığını da özellikle vurgulamam gerekiyor. Aynı dialogları her dizide duyar, çaktırmadan vurgulanan insani değerleri ve "ah ne güzeldi eski İstanbul'da yaşam" mesajını alır, mahalle hayatının canayakın, yardımsever, sadık ve dost canlısı dünyasının renklerine hayranlıkla bakar, yine kös kös içinde debelendiğimiz alışılmış apartman dairelerimizde karşı komşumuzu tanımadan, kimseye selam vermeden, kendi fanusumuzun içinde, hüzün ve yalnız yaşamaya devam ederdik. Hüzünlü senelerdi bana kalırsa seksenler. Her ne kadar Türkiye'nin büyük bir atılım yaptığı, dünyaya açıldığı, ekonomik kalkınma konusunda ciddi adımlar attığı, demokrasi konusunda ilerleme kaydettiği düşünülüyor olsa da, bana kalırsa, seksenli yıllar; kültür, insaniyet, saygı, estetik, yüksek beğeniler konusunda memlekette kalan son kırıntıların da yok edildiği, silip süpürüldüğü ve iyiden iyiye melez, renklerden yoksun, hırs ve şark kurnazlığının yarattığı bir hayat tarzının ortaya çıktığı bir dönemdir. Perihan Abla dizisi de, işte tam o senelerin göbeğinde, geçmişin basit ama dayanışma yüklü alt kültürüne özlemle bakan bir projeydi. Bu yüzden sevildi. Hüznün tam ortasında bir geriye bakış, bir dinlenme, bir iç çekmeydi belki de. Sokak tabelasında "Perihan Abla" yazıyor. Ne tuhaf. Kafamı kaldırıp gülümsüyorum. Başka ne yapabilirim ki. Güneşli bir Nisan günü, daracık bir sokakta, sokağa kaygısızca atılmış bir masada oturmuşsanız ve sokak tabelasında "Perihan Abla" yazıyorsa, gülümsemek dışında ne yapabilirsiniz ki? Sigara içiyor olsaydım bu noktada bir sigara yakardım kesin. Neden bilmem, bu sigaranın Benson&Hedges olması gerekirdi. Elimde bir duble rakı, aklımda geçmişin tatlı büyüsü, önümde de beni teklifsizce kabul eden dost bir sokak olurdu. Marcel Proust misali "Yitik Zamanın İzinde" dolaşıyor olurdum. Kaybedilen gençliğime, boşa geçtiğine inandığım pek çok zamana, pişmanlık ve hüzünlerime hiç kafayı takmaz, geçen zamanda olup bitenleri, "oldukları" gibi kabul eder, yaşamın keyfine varırdım. Gözlerimi açıyorum. Yine "Perihan Abla" yazıyor sokak tabelasında, şaka değil. Dizinin çekildiği sokakta , Kuzguncuk Balıkçısı'nın sahibi ve yemeklerinin mucidi Nükte Hanım'la güzel güzel sohbet ediyorum. Daracık sokağın üzerinde küçücük bir masa, masada bir balık çorbası, balık çorbasına daldırdığı kaşığı ağzına her götürüşünde gözlerini yumup keyifle sırıtan bendeniz... Çorbanın hammadesi mezgit de olsa, balık suyu kırlangıçtan üretilme olduğu için çok güzel bir tadı var. Çok seviyorum balık çorbasını. Oysa bu memleketin çocukları balık çorbasını sevmez, tarhana falan severler. Her ne kadar her yanımız deniz de olsa bu muazzam lezzeti anlayamayız biz. İçimden "Bin sene olmadı mı biz buraya geleli? Hala mı göçebeyiz?" diye bağırmak geliyor. Ama bunu yapmıyorum, zira çorbanın harika terbiyesi ve kırlangıcın büyülü fısıltıları beni sakinleştiriyor. Kilise vakfına ait bir binada hizmet veriyor Kuzguncuk Balıkçısı. Kiliseye de çok yakın, dolayısıyla içki servisi yok burada. (Tıpkı Suna'nın yerinde olduğu gibi !!!!) İki katlı şirin bir bina; bir de asmakat şeklinde mutfak işlevi gören sımsıcak bir bölümü var. İnsan, mekanın içinde o "ufacıklık" duygusuna karşın kendini basılmış hissetmiyor kesinlikle. Rahat bir havası var, üç-beş masa yine. Ama tabii ki, şimdi sokağın üzerinde oturmuş olan bendeniz, bedenimi ısıtan Nisan güneşiyle içeri girmeyi gereksiz buluyorum. Dışarıda, biraz Kuzguncuk, azıcık da memleketin mutfak kültürünü harmanlayan bir sohbetin içindeyim. Kuzguncuk İstanbul'da ilk "gentrification" vakasının yaşandığı semt belki de. Perihan Abla dizisinin ardından buranın yaşayan profilinde ciddi değişiklikler boy göstermiş. Adeta Kuzguncuk "hatırlanmış" insanlar tarafından. Buralarda diziler çekilmiş, mimarlık büroları açılmış, küçük küçük lokantalar görülmeye başlamış. Kuzguncuk Balıkçısı'nın yerinde daha önce yine Nükte Hanım'a ait bir cafe mevcutmuş, sonra yerini balıkçıya bırakmış. Nükte Hanım, insanların balık yemesi gerektiğine inanan biri. (benim gibi) Hiçbir yemeğin 25 TL'nin üzerinde olmadığı bir mekan açtığını, tüm deniz mahsüllerinin taze olduğunu, günlük hazırlandığını, hem öğle, hem de akşam yemeklerini hedeflediklerini söylüyor. Mekanın yeri çok merkezi ve ulaşımı kolay olsa da, arabanız varsa park edecek yer bulmakta güçlük çekebilirsiniz, benden söylemesi. Ben harika bir havada geldim, ama hüzünlü bir kış gecesinde buraya gelip içeride oturarak balık yemenin de güzel olabileceğine inanıyorum. Güzel sohbetin ortasında masayı şenlendiren ikinci yemek paella. İspanyol mutfağının çok ateşli savunucularından birisi olmadığımı düşünüyorum bu yemek masaya doğru süzülürken. Evet, dünyada pek çok mutfağa göre, İspanyol yemeklerini tercih ederim, lakin İtalyan ve Çin'in kalbimdeki kemikleşmiş yerine hiçbir zaman ulaşamamıştır İspanyollar. Ama bu paella farklı! Bulgurdan yapılmış olması beni çok şaşırtıyor. Google kuşağının yorulmaz bir mensubu olarak bulgur-paella'nın nerelerde karşımıza çıktığını bir araştırıyorum. Türkiye'de pek yapılmadığını görüyorum hemen. Gavur ülkelerinde "poor man's paella" - "fakir adamın paellası" diye konumladıklarını görüyorum birkaç yerde. Bana kalırsa gayet gurmelere layık bir yemek olmuş bulgur paella. İçinde zerdeçal da var, tadını hemen alıyorsunuz. Deniz mahsülleri de cabası. Kum midyesi ve kalamarın tadını çıkarıyorum yerken. Bu yemeğin yanında sarışın bir biranın çok iyi gideceğini geçiriyorum aklımdan. Dengeli, hafif, insanın damağına saldırmayan bir pilsner ile birlikte bulgur paellanın tadına doyulmaz, diye düşünüyorum. Hayat güzel ! Beni tanıyanlar bu cümleciği benden duymaya pek alışkın değillerdir aslında. Ama bugün yaşam güzel bir yanını gösteriyor bana. Demek ki gerçekten, kimin başı sıkışırsa, Perihan Abla koşuyor. Sorun kalmıyor, dertler uzaklaşıyor, tasalar ağır ağır bitiyor. Ama yemeye devam ediyoruz tabii. Kırlangıç geliyor masaya, mantarla danseden enfes bir şekilde pişirilmiş, tadı krallara layık. Kendimi daha da iyi hissediyorum. Karşıdaki ev yemekleri yapan Asude Lokantası'nın ve Ekmek Teknesi'nin Kuzguncuk Balıkçısı'na göre daha çok müşterisi var. İnsanlarımızın anlamadığı bir nokta olduğunu düşünüyorum bu saptamayı yaparken: EV YEMEKLERİ EVDE YENİR!!! Evde tencere yemeği pişmeyen, ağırlıklı olarak bekar erkek güruhundan oluşan bir topluluğun dışarıda tencere yemekleri yemesini anlayabiliyorum, ama her gün evde istediği gibi beslenen halkımın dışarıda da bu yemeklerin peşinde koşmasını havsalam almıyor. Kusura bakmayın, ama dışarı çıktığınızda bana kalırsa evde pişmeyen bir şeyler yemelisiniz sevgili okurlar. Öte yandan bu mekanların çok ucuz olmasından dolayı tercih edilme olasılıkları da mevcut. Bunu asla bilemeyeceğim, çünkü oralarda yemeyeceğim. Kuzguncuk Balıkçısı'ndan büyük bir mutlulukla kalktım, bu yazıyı yazmaya koyuldum. Dilerim siz de salt yemek yiyerek mutlu olabileceğiniz bir hayat yaşarsınız.
      mehmetcan t. 10 dakika önce
      Dışarıda evde pişmeyen birşey yiyin sözünüze katılıyorum hele evdekinin aynı yiyeceklerinin oluştu ...devamı rduğu dışarıda pazar kahvaltısını hiç anlamıyorum.. Bu arada bulgurla deniz ürünleri Ege bölgesinde yapılır Alp bey; Bodrum'a giderseniz KörfeZ restaurantta ahtapotlu bulgur pilavını tadın derim..
    • userName
      Lezzet
         
      Ortam
         
      Servis
         
      Fiyat / Perf.
         
      Balık Ankara'da yenir sözünü doğrulayacak bir mekan! Daha önce hiç duymadığım mezeler, Ejder ustanın o günkü aklına gelen tariflerden yapılıyormuş. Balık Simit, Deniz Ürünlü Kumpir, Balık Cips ve Lokum hem çok farklı hem de nefisti. Atom, Şevketibostan salatası, Karakız Salatası tek kelimeyle harikaydı. Klasik mezel çeşitleri olan karides güveç ve kalamar tavayıda bu kadar iyi yapan bir mekan daha görmedim. Lezzetler bu kadar iyi olunca mekanın her daim kalabalık olması da normal....devamı Ankara'da bir mekanın perşembe akşamı tıklım tıklım olması pek alışkın olunan bir şey değil. Geceyi ekmek kadayıfı ve yine enteresan bir tarif olan leblebi dondurması ile kapayın derim!
    • userName
      Lezzet
         
      Ortam
         
      Servis
         
      Fiyat / Perf.
         
      Dekorasyonu, servisi, ambiyası, düzenledikleri partileri ve lezzetli yemekleri ile Ankara'daki en iyi mekanlardan. Limon Çorbası (12 TL) ve İç Baklalı Enginar (20 TL) başlangıç için lezzetli alternatifler. Keçi Peynirli Avakadosu (19 TL)muazzam. Mutlaka deneyin. Salata tercihinizi farklı olması adına Pancar Salatasından (19 TL) yana kullanabilirsiniz. Ana yemeklerden Biftek Dilimleri (40 TL) ile Somon Sarma (36 TL) çok lezzetli. Üzerine tatlı isteyenler Balkabaklı Cheesecake ile ...devamıDut Pestiline Sarılı Ayva tatlısını mutlaka denesin.
      Fuat Şimşek 2 saat önce
      Fiyatlar yüksek geldi bana sebebi nedir acaba?
    • userName
      Lezzet
         
      Ortam
         
      Servis
         
      Fiyat / Perf.
         
      Taksim'de manzaralı restoranlardan İstanbul'u izlemenin keyfi bir başka. Hele ki Park Şamdan Pera'nınki gibi çok geniş bir açıya sahipse. Burası için ilk tavsiyem mutlaka akşam üzere gelip güneşin batışını seyretmeniz. Rüya gibi! Mekan haftasonları dj partilerine ev sahipliği yapıyor yani aynı zamanda yemek sonrası da eğlenceye devam etmeniz mümkün. Türk mutfağından güzel örnekler var menüsünde. Mesela zeytinyağlı enginar (25 TL), imam bayıldı (21 TL) ve kokoreç (43 TL) gibi. An...devamıa yemeklerden de beğendiklerim arasında Antep Fıstıklı Kuzu Prizola (55 TL) ve Yoğurtlu Kebap (53 TL) var. Yine en büyük sürpriz gecenin sonundaydı. Tatlılarına bayıldım. Özellikle Kaymaklı Ekmek Kadayıfı (20 TL) ve Creme Brulee (25 TL) harikaydı. Bademli keşkül ve Panna Cotta'da çok iyiydi! Mekanda yakın bir zamanda haftasonları brunch da olacakmış...
      mehmetcan t. 3 saat önce
      Anlaşılan mekanist aktivitesi olmuş burada üst üste yazanları görünce anladım..
      Fuat Şimşek 2 saat önce
      Tam anlamıyla bir etkinlik olmamış gibi Veda yemeği yapılmış sanki.
    • userName
      Genel
         
      Av yasağı başladı stoğumuzu yapmak üzere Aydın Kaptan'a geldik. Elinde mırlan, minekop, çipura, istavrit ve levrek var. Yazın balıksız kalmayacağız böylelikle.
      Seda P. 5 saat önce
      Hafta sonu bir levrek aldık, yıkılıyordu... Tazecik
    • userName
      Lezzet
         
      Ortam
         
      Servis
         
      Fiyat / Perf.
         
      Bir Gaziantepli olarak, Antep mutfağının lezzetini aratmadığını söyleyebilirim. Kuzu şiş veya ciğer şişi bol taze yeşillik, mezeler, isotlu soğan halkası ve közlenmiş biber ile lavaşa dürüm yapıp yemek çok zevkli. Yanına nar ekşili salata ve köpüklü açık ayran şüphesiz okurken bile ağızları sulandırıyor. Yemeğin üstüne de künefe ile çayın tadına da doyum olmuyor... Buraya gittiğimde Gaziantep'e gidip gelmiş kadar oluyorum.
      Beğen (13) Cevap ver
      Perihan Y., Nihan A., Ömer E. ve diğer 10 kişi bu paylaşımı beğendiler.
    Daha Fazla

    Haftanın En Mekanistleri

    En İyi 10 Listeleri

    İstanbul'da En İyi Mekanlar