Mehveş D.

Akaretler, İstanbul'da yaşıyor. 30 Ocak 2009'dan beri üye
Puanı: (?) 7685 Yorumları: 176
Faydalı bulunanlar 100
5 Puan
86
4 Puan
72
3 Puan
13
2 Puan
5
1 Puan
0
İlk Yorumları: 98
Mekânları: 38 Görüntülenme: 9646 Arkadaşları: 45
 

Kullanıcı Bilgileri

Tüm Yorumları

  • Steakhouse - Etçii Bebek Steakhouse - Etçii Bebek Bebek İstanbul Yorumlar: 1
    14 Eylül 2009
    Bebek'te yeni lezzet İlk tanışmamız yemeğe asıl gittiğim mekanın o gece aniden kapanması sayesinde oldu. Kafamı kaldıırdığımda karşıma çıkan Steakhouse'u, her an önünden geçtiğim bir yer olmasına rağmen nasıl olup da görmemiş olduğuma şaşırdım. Çok da şaşılacak bir durum değilmiş, çünkü henüz açılalı çok kısa zaman olmuş. İlk yorumum western filmlerden alışık olduğumuz "Saloon" kapısına. Çok orjinal ve çok şık. Zaten dışarı konulmuş ışıklı tabela da bu kapının temasını destekliyor. İçerideki sade ve ahşap dekorasyon bu küçücük mekana çok sıcak bir hava katıyor, modern dekore edilmiş bir dağ şalesi hissini aldım. Barı da bir o kadar güzel düşünülmüş. Lucca'nın hemen yan sokağının köşesindeki hafif yükselti konumu sayesinde camın önündeki bara dizilip kim kiminle ne yapıyor izlenebilir. Hem de görülme derdi olmadan :o) Gelelim etlerin lezzetine, bu konuda cidden ne desem boş, tüm etoburların denemesi gereken lezzetler var burada. Benim favorim -ki bitirebileceğimi hiç düşünmedim VE bitirdim- rib's eye oldu. Sigara yasağıyla birlikte böyle minik bir mekanı düşünen yaratıcı beyni tebrik ediyorum. Zaten mekan bilenlerin ismini ezberlediği kasap Etçii'nin Nişantaşı City's AVM ve Tuzla'daki restoranından sonra açtığı 3 numaralı restoran. Bebek civarlarında ve açsanız, ve içeride yer var ise hiç düşünülmeden içeri girilmeli, şaraplarından tadılmalı...
    Bu yorum faydalı mı? 2 kişi faydalı bulmuş.
  • Der Die Das Der Die Das Akaretler İstanbul Yorumlar: 11
    16 Haziran 2009
    wer wie was? Kim kiminle nerede ne yapıyor oyununu hatırlarsınız. Kim kiminle bilemem, ama mekanı burası olacak. Daha cadde kapısının önündeki şemsiyelerden başlayan orjinallik; içerideki renkli karo kaplı duvarlarda, barın renklerinde, masaların tasarımında ve bahçenin genelinde çarpıyor insanı. Rengarenk, tamamen yazlık bir mekan burası. Bana Berlin'i, özellikle de doğu Berlin'deki cool cafeleri çağrıştıran mekanın isminin de almanca olması belki bu yüzdendir. Çocukluğumuzun metal fenerlerinden yaratılan masa lambaları çok tatlı. Bahçedeki duvar kenarı boyunca dizilmiş sedirlerin önündeki sehpalarda da yiyebilirsiniz, bar masası şeklinde düşünülmüş masalarda da. Çok esintili bir bahçe olduğundan, özellikle çok sıcak günlerde değerlendirilmesi gereken bir mekan burası. Yemeklerden kuzu pirzola ve yanında patlıcanlı pilav gerçekten parmak yedirten cinsten. Demli çay bulunmayan mekanda çeşit çeşit ve taze bitki ve meyve çayları bulunuyor. Bu yazın şehir mekanı kesinlikle Der, Die, Das...
  • Happily Ever After Happily Ever After Bebek İstanbul Yorumlar: 11
    6 Nisan 2009
    Californian bakery Önceki küçücük mekanlarından, yan taraftaki dükkanı da alarak hummalı bir çalışmadan sonra yarattıkları kocaman mekana geçiş yapan Happily Ever After, son zamanlarda Bebek'in gözdesi, trendy müşterilerin de hedef mekanı haline geldi. Önceki minik mekanda oluşan sigara dumanı sorunu bu birleşmeden sonra yok olmuş, çünkü o güzelim çayın kokusunu alamamak çok antipatik oluyordu. Genellikle 35-40 yaş grubu gençleri ağırlayan ekibin mekanı büyütmesinden sonra önceden yer bulamayan müşteriler de doluşmaya başlamış. Sahibesinden öğrendiğim kadarıyla kategori olarak gündüzleri bakery, akşamları ise şarap kültürü olanlara hitap eden bir restoran olarak konumlanıyorlar. Esasında mekanın tarzını yansıtan belli bir kategori yok, dolayısıyla ne niyetine giderseniz o olabilir. Dekorasyonu ise ben İngiliz country tarzına benzetsem de, deniz kenarında olduğu için Kaliforniya stili demek daha doğru olabilir. Benim buradaki favorim çay ve ekmekler; çünkü cidden annenizin evindeki gibi... Ancak eminim renovasyon sırasında yaptıkları masrafa değecek olan şarap servisi sistemi enomatikten sonra Happily Ever After şarapları ile anılmaya başlayacak...
  • Jumbo Burger Jumbo Burger Çiftehavuzlar İstanbul Yorumlar: 27
    2 Nisan 2009
    Sos farkı Oldum olası burger sevmeyen benim, bir dönem tüm öğleden sonralarımı J., nam-ı diğer Jumbo'da geçirmemi herhalde sırf piyasa merakıyla açıklayamayız. Önce nefret ettiğim, sonra yavaş yavaş alıştığım, en sonunda da vazgeçemediğim o garip sosun sırrını öğrenmek için şefi az sıkıştırmamışızdır. Sonunda bal + mayonez + az ketçaptan oluştuğuna kani olduğumuz bu sosa bana bana yenilen incecik çıtır patates kızartmaları da burgerin önüne geçer. İsmi Jumbo Burger ama bence sos farkıyla öne geçmek dedikleri bu olsa gerek :)
  • Ercan Yılmaz Kuaför Ercan Yılmaz Kuaför Arnavutköy İstanbul Yorumlar: 5
    2 Nisan 2009
    Olmuş Bugüne kadar ne bir kuaför tavsiye etmişliğim ne de birisini kuaföre gitmeye zorlamışlığım vardır. Bütün kadınlar bunu gayet iyi bilir ki, kuaför tavsiye edilmez. Son derece kişiye özel bir deneyim ve kimya uyumu gerektiren kuaför-müşteri ilişkisi, hizmetin başkasına tavsiye edilmesi ve olası bir memnuniyetsizlikte sekteye uğrayabilir ve hatta yara alabilir. Güvendiğim bir arkadaşımın yine arkadaş tavsiyesiyle gitmiş olduğu ve saçlarını bitkisel boya ile doğal rengine boyattığı Ercan Bey'i şiddetle tavsiyesi sonucu günde belki 15 defa önünden geçtiğim mekana ben de kızkardeşimi sürükleyerek götürdüm. Kardeşim son zamanlarda çok artan beyazlarından dolayı saçını organik boya ile boyatıyor, ama organik boya maalesef hem beyazları tam kapatmadı hem de bir türlü doğal rengi tutmadığından kumral yerine habire kızıl tonlarına çalan renkler ortaya çıktı. Ayrıca 3 seferin üçünde de farklı renkler çıkınca ben Ercan Yılmaz konusunda kendisini adeta taciz etmeye başladım ve benim zorumla bu mekanın yolunu tuttuk. Sonucun başarılı olduğu tabi ki hikayeyi örüş biçimimden belli ama ben yine de üzerine basa basa söyleyeyim; Ercan Bey bu işten anlıyor. Beklerken ben de manikür yaptırttım çünkü benim de bir kuaförü en iyi test etme kalemim manikürcüsüdür. Cumartesi gününden bu yana 5 gün geçmesine, kaç tane duş yapmama rağmen ellerim hala tertipli ve tırnaklarımı kırmamış olmaları da büyük bir artı puanı hakettiriyor kendilerine. Fiyatları normal kuaförlerle, aşmış abartı kuaförlerin tam ortasında, yani hakettikleri kadarını müşteriye yansıtmışlar bence. Umarım bu böyle devam eder çünkü hakikaten gidilesi bir yer. Tebrikler.
  • Yön Emlak Yön Emlak Gayrettepe İstanbul Yorumlar: 2
    1 Nisan 2009
    Aile boyu hizmet Yön Emlak'ın en büyük özelliği, bildiğimiz, dükkan tipli bir emlakçı olmayışı. Yani yolda yürürken vitrininde satılık veya kiralık ilanları gördüğünüz, içeride tek başına emlakçının oturduğu bir yer değil burası. Gayrettepe'de bulunduğu apartmanın en üst katında bir dairede, Zuhal Hanım, 20 yıllık sekreteri ve 3 çalışanıyla birlikte hizmet veren şık mı şık bir ofis. Güzel Sanatlar geçmişi olan Zuhal Hanım duvarları o kadar güzel tablolarla kaplamış ve daireyi o kadar güzel döşemiş ki, emlakçıdan ziyade br dekoratörün ofisine geldiğiniz hissine kapılabilirsiniz. Aslında emlakçı değil, emlak danışmanlık ofisi demek belki daha doğru olacak, çünkü ev alıp satmak veya kiraya vermekle değil, kendilerine gelen müşterilere A'dan Z'ye danışmanlık hizmeti veriliyor burada. Diyelim elinizde bir ev var, Yön Emlak bu noktada size evinize müşteri bulmak, satmak veya kiralamak ve daha sonra yenileme ve kontrat zamanı doğan işlemleri takip etmek ve bunu yıllarca sürdürmek şeklinde hizmet veriyor.
    Bu yorum faydalı mı? 1 kişi faydalı bulmuş.
  • Hepsi Hikaye Hepsi Hikaye Bebek İstanbul Yorumlar: 2
    25 Mart 2009
    Hiçbiri hikaye değil... 25-26 yaşından itibaren "keşke okulda daha çok ilgilenseydim" dediğiniz bir konu mutlaka olmuştur. Mesela ben üniversite sınavında 20 tarih sorusundan 20 yanlış yapan birisi olarak şu anda tarih kitaplarına çok meraklıyım çünkü herşey yeni geliyor ve ilgi duymakta olduğum bir zamanda öğrendiğim için aklımda da kalıyor. Türkiye'de ne yazık ki yurtdışındaki bazı üniversitelerde olduğu gibi gidip biryerlerden dersini de alamıyoruz... İşte Hepsi Hikaye tam da bunun için kurulmuş; beyninizi, ruhunuzu dolduran ve sizin gibi kişilerle bir arada konunun uzmanı moderatörler eşliğinde merak konunuz neyse ilgili workshoplara katılıyorsunuz. Özellikle çalışan ve öğrenciler için akşam saatlerinde olan bu çalışmalara atölye ismini veriyorlar ve bence kesinlikle çok ses getirecek ve herşeyden önemlisi çok ihtiyaç duyulan br mekan olmuş.
  • 8 İstanbul 8 İstanbul Beyoğlu İstanbul Yorumlar: 6
    25 Mart 2009
    Arka sokaklarda neler oluyor İstiklal Caddesi'yle Sıraselviler'in yarattığı üçgenin tam arasında, eski köşe bir binanın en alt katında bir mekan burası. Binanın tamamı son zamanlar İstanbul'da prim yapan bir konsept olan apart otel / guest house olarak kullanılıyor. Eski binanın girişinde cam bölmeli koca demir kapılar, ve siyah & bej karolu mermer zemin karşılıyor sizi. Ahşap pancurlarla kaplı 8'in içine girdiğinizde uzuuuuun bir bar karşılıyor sizi. Bir benzerlik kurmak gerekirse İstiklal'deki The House Cafe ile dekorasyon ve hava olarak biraz benzeşiyor. 8 daha kolonyel bir hava veriyor sadece. Modernize edilmiş bir Casablanca havası var desem belki daha iyi anlaşılabilir. Mekan gerçekten hem dekorasyon hem hava hem de müşteri kitlesi olarak çok çok güzel. Geniş merdivenlerden alt kata, mutfak ve tuvaletlerin olduğu bölüme ulaşabiliyorsunuz ki, bu iki mekanı da bit kadat bir yere sıkıştırmamış olmaları bana çok hoş geldi nedense. merdivenin önünü koskocaman barla kapatmışlar ve hazırladıkları içkiler biraz yavaş gelse de hem çok lezzetli hem de kendilerine özgü. Mesela nar martini; insanların daiquiri içtiklerini sandığım için önceleri ilgimi çekmese de margarita ısmarladığımda aldığım "narlı mı'" sorusuyla ayıldım ve bir baktım herkes bundan içiyor! Yemek konusunda gerçekten çok başarılı bulmuyorum, yani belki de benim damak zevkime uymuyor ama başlangıç menüsünün leziz ve nefis olup, ana yemekler konusunda aynı başarıyı göstermediğini düşünüyorum. Kuzu şiş bir harika yalnız onun hakkını vereyim. Gelelim yemek sonrasına; müzikler mü-kem-mel! Şarkılara söyleyerek eşlik etmeden eğlenemeyenler ve moda müziklere prim vermeyenler için biçilmiş kaftan burası. Gece çıktığımda ikide bir saate bakmaya alışık olduğumdan 8'de saati unutmak inanılmaz iyi geliyor. Yeri nedeniyle rahatına düşkünleri değil, eğlenceyi arayanları çağıran mekana şık şıkıdım gideyim demeyin alay konusu olabilirsiniz ;o)
    Bu yorum faydalı mı? 2 kişi faydalı bulmuş.
  • 8 İstanbul 8 İstanbul Beyoğlu İstanbul Yorumlar: 6
    23 Mart 2009
    Arka sokaklarda neler oluyor İstiklal Caddesi'yle Sıraselviler'in yarattığı üçgenin tam arasında, eski köşe bir binanın en alt katında bir mekan burası. Binanın tamamı son zamanlar İstanbul'da prim yapan bir konsept olan apart otel / guest house olarak kullanılıyor. Eski binanın girişinde cam bölmeli koca demir kapılar, ve siyah & bej karolu mermer zemin karşılıyor sizi. Ahşap pancurlarla kaplı 8'in içine girdiğinizde uzuuuuun bir bar karşılıyor sizi. Bir benzerlik kurmak gerekirse İstiklal'deki The House Cafe ile dekorasyon ve hava olarak biraz benzeşiyor. 8 daha kolonyel bir hava veriyor sadece. Modernize edilmiş bir Casablanca havası var desem belki daha iyi anlaşılabilir. Mekan gerçekten hem dekorasyon hem hava hem de müşteri kitlesi olarak çok çok güzel. Geniş merdivenlerden alt kata, mutfak ve tuvaletlerin olduğu bölüme ulaşabiliyorsunuz ki, bu iki mekanı da bit kadat bir yere sıkıştırmamış olmaları bana çok hoş geldi nedense. merdivenin önünü koskocaman barla kapatmışlar ve hazırladıkları içkiler biraz yavaş gelse de hem çok lezzetli hem de kendilerine özgü. Mesela nar martini; insanların daiquiri içtiklerini sandığım için önceleri ilgimi çekmese de margarita ısmarladığımda aldığım "narlı mı'" sorusuyla ayıldım ve bir baktım herkes bundan içiyor! Yemek konusunda gerçekten çok başarılı bulmuyorum, yani belki de benim damak zevkime uymuyor ama başlangıç menüsünün leziz ve nefis olup, ana yemekler konusunda aynı başarıyı göstermediğini düşünüyorum. Kuzu şiş bir harika yalnız onun hakkını vereyim. Gelelim yemek sonrasına; müzikler mü-kem-mel! Şarkılara söyleyerek eşlik etmeden eğlenemeyenler ve moda müziklere prim vermeyenler için biçilmiş kaftan burası. Gece çıktığımda ikide bir saate bakmaya alışık olduğumdan 8'de saati unutmak inanılmaz iyi geliyor. Yeri nedeniyle rahatına düşkünleri değil, eğlenceyi arayanları çağıran mekana şık şıkıdım gideyim demeyin alay konusu olabilirsiniz ;o)
  • Çırağan Palace Kempinski Istanbul Çırağan Palace Kempinski Istanbul Beşiktaş İstanbul Yorumlar: 10
    18 Mart 2009
    Saraydan otel olursa... İşte böyle olur dedirten bir mekan. Eski yıkık dökük Çırağan Sarayının renove edilmesi ve ikizi bina eklenmesiyle yapılan otelin bence dünyada eşi benzeri yok. İstanbul'un en nadide konumlarından birinde genelde düğün organizasyonları ve davetlere evsahipliği yapan rıhtımı ve salonlarıyla benzersiz bir mekan burası. İçerideki tek sorun, eskiye sadık kalınarak inşa edilmiş olsa da ne yazık ki son derece zevksiz görünen sütunlar ve kullanılan yeşil renk, camlar, kristaller vesaire. Çok daha ince bir zevkin ürünü olabilirdi, veya salonlarda kullanılan halılar da bu kadar ağır ve alacalı bulacalı olmayabilirdi. Bu anlamda görsel olarak insana zevk vermiyor. Yeni binalardaki restoranlar ve otel kısmı ise oldukça güzel ve ferah. Ayrıca yazın İstanbul'luların bayıldığı bir şelaleli havuzu var ki, tam boğazın önünde denize girermiş hissi yaratan kocamaan bir havuz bu. Havuzdan hiç hazetmeyen bir kişi olarak çok beğendim, tam manasıyla kim kime dum duma olacak kadar büyük. Bir davet için gidecek olursanız otopark ve vale hizmeti bulunuyor ve çok rahat. Ancak herşeyin bir bedeli olduğu gibi burada da bir bedel var ve o bedel oldukça yüksek...
    Bu yorum faydalı mı? 1 kişi faydalı bulmuş.
Bu yorumu paylaşın Pencereyi Kapat
Bu yorumu Facebook'ta, FriendFeed'de ve diğer paylaşım sitelerinde paylaşabilirsiniz. Paylaşmak istediğiniz sitenin aşağıdaki bağlantısına tıklayınız.

Mesaj Gönder Pencereyi Kapat
Mehveş D. kullanıcısına mesaj gönderin.



Copyright ©2010 Mekanist.net
Tüm hakları saklıdır.
Kullanım Sözleşmesi | Sıkça Sorulan Sorular | İletişim | Hakkımızda | Kariyer
Powered by Intel and Dell